Tüp Mide Ameliyatı

13 Mar

Tüp MideTüp mide ameliyatı ülkemizde ve dünyada son yıllarda oldukça popüler olan, mide küçültme ameliyatı olarak da bilinen zayıflamaya yardımcı olan bir operasyondur. Aslında bu ameliyatın insanları zayıflatma gibi bir fonksiyonu yoktur. Sadece bilinen iki mekanizma aracılığıyla zayıflamaya yardımcı olur.

İlk mekanizma mide hacminin küçülmesidir. Bu yolla alınan gıda miktarının azaltılması hedeflenir. İkinci mekanizma ise hormonaldir. Operasyon sırasında mideden çıkarılan bir bölümden salgılanan ghrelin isimli hormon vücutta iştahtan sorumludur. Bu kısmın çıkarılması ile ghrelin hormonu ciddi miktarda azalır. Azalmaya bağlı olarak da hastanın iştahı azalır. Bu iki mekanizmanın birleşmesi ile hastanın yedikleri kısıtlanmış olur. Zorunlu bir diyet kısıtlaması gerçekleşmiş olur. Böylece normal koşullarda diyet yapamayan hastanın diyet yapması sağlanarak kilo verilmesi sağlanır.

Ancak her ne kadar bu mekanizmalar ideal gibi görünseler de öyle değildirler. Sadece hastanın diyet yapabilmesini sağlayacak güzel bir fırsattan ibarettirler. Hasta bu fırsatı değerlendirmek yerine bozuk bir beslenme alışkanlığını sürdürürse kilo veremeyebilir. Kilo verebilmek için bu fırsatı güzel değerlendirmek ve doğru bir beslenme alışkanlığı edinmek gerekir.

Kimler Tüp Mide Ameliyatı Olabilir?

Tüp Mide Ameliyatı Kimlere YapılırTüp mide operasyonu için ilk şart 18 yaşını doldurmuş olmaktır. İkinci olarak çoğu kişi tarafından bu ameliyat için belirli bir kilo sınırı olduğu düşünülse de aslında herhangi bir kilo sınırı yoktur. Bu konuda önemli olan şey vücut kitle indeksi denilen bir değerdir. Vücut kitle indeksi kişinin kilosunun boyunun metre cinsinden karesine bölünmesi ile elde edilir. Örneğin 120kg ağırlığında ve 1.65m boyunda bir kişi için boyun karesi 1.65 x 1.65 = 2.7225 eder. Kiloyu bu değere bölersek 120 / 2.7225 = 44 değerini elde ederiz. İşte bu elde ettiğimiz 44 değeri bu kişinin vücut kitle indeksidir. Kendi vücut kitle indeksinizi hesaplamak için vücut kitle indeksi hesaplama sayfamızı kullanabilirsiniz. Vücut kitle indeksi 35 ve üzerinde olan bireyler ameliyat olabilir pencereye girmiş demektir. VKİ değeriniz 35 üzerindeyse ve diyabet, tansiyon gibi yandaş hastalığınız varsa bu ameliyatlar sizin için uygundur. Yandaş hastalığı olmayanlar için aranan minimum vücut kitle indeksi şartı ise 38’dir.

Kimler Tüp Mide Ameliyatı Olamaz?

Temel olarak kimler ameliyat olabilir başlığı altında belirtilen koşulları yerine getirmeyenler tüp mide ameliyatı için uygun değildir. Buna ek olarak gebeler, emzirenler, ameliyat öncesinde yapılan kontroller sırasında ameliyat olmasına sakınca tespit edilenler de tüp mide ameliyatı olamaz.

Tüp Mide Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Operasyon genellikle kapalı ameliyat olarak bilinen laparoskopik yöntemle yapılır. Bu yöntemde karın duvarında ortalama 4 adet küçük kesi açılır. Bu küçük kesilerden girilerek midenin yaklaşık olarak %80’i kesilerek çıkarılır. Mideden geriye yaklaşık 150-200ml civarında hacimli küçük bir tüp şeklinde bir parça kalır. Geriye kalan bu parçanın şeklinden dolayı operasyon tüp mide ameliyatı olarak adlandırılır.

Tüp Mide Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Operasyon süresi oldukça değişkenlik göstermekle birlikte genellikle en az 45 dakika, en çok 2 saat sürmektedir.

Tüp Mide Ameliyatı İle Kaç Kilo Verilir?

ZayıflamaOperasyon sonrasında kaç kilo verileceğinin ya da hangi hızla verileceğinin belirli bir standardı yoktur. Operasyon sonrası ilk yılın sonunda fazla kilonun yaklaşık olarak %80’inin verilmesi hedeflenir. İkinci yılın sonunda ise tamamının verilmiş olması beklenir. Lakin bu değerler kesin kural değildir. Bünyeye, beslenme düzenine, alışkanlıklara göre değişkenlik gösterebilir.

Tüp Mide Ameliyatının Riskleri

Ameliyat söz konusu olduğu zaman herkesin aklına riskler, özellikle de hayati riskler gelir. Hayati risk içermeyen herhangi bir ameliyat yoktur. Tüp mide operasyonunda da hayati risk diğer herhangi bir ameliyattan daha fazla değildir. Solunum, dolaşım gibi sistemsel riskler diğer bütün ameliyatlarla aynı düzeydedir. Sadece bu ameliyat için özel olarak kaçak riski vardır. Daha doğrusu herhangi bir mide ameliyatı için kaçak riski söz konusudur. Deneyimli bir cerrah tarafından yapılan operasyonda kaçak riski oldukça düşüktür. Bu konuda tecrübeli pek çok cerrahın ameliyat ettiği hastaların verileri incelenebilir. Gerçekten tecrübeli olan cerrahların hepsinde neredeyse hiç kaçak olayı yaşanmamaktadır. Medyada çıkan tüp mide sonrası kaçak ve ölüm haberlerinin hemen hepsi uygun olmayan şartlarda ve deneyimsiz cerrahlar tarafından gerçekleştirilmiş operasyonlardır.

Tüp Mide Sonrası Kaçak Nedir?

Midenin dikiş hattında bir sorun oluşması neticesinde mide içeriğinin karın boşluğuna sızması durumuna kaçak denir. Bu nadir olarak görülebilen ve istenmeyen durumlardandır. Acil müdahale gerektirir.

Kaçak Nasıl Anlaşılır?

Hastada kaçak olup olmadığını anlamak için kaçak testi yapılması gerekir. Bu test rutin olarak ameliyat sonrasında en az iki defa yapılır. İlk test operasyon bitmeden, ameliyathanede uygulanır. İkinci test ise ameliyattan 24 veya 48 saat sonra yapılır. Hastanın herhangi bir şey yiyip içebilmesi ve taburcu olabilmesi için bu testlerde olumsuz bir sonuç olmaması gerekir.

Kaçak Testi Nasıl Yapılır?

Ameliyathanede uygulanan farklı teknikler olsa da ameliyattan sonra hastanın bilinci yerindeyken uygulanan testte uygulanan yöntem genellikle aynıdır. Hastaya ayakta dururken röntgende görünebilen bir sıvı içirilir. Bu esnada röntgen ile görüntülemesi yapılır. Böylece herhangi bir kaçak durumunun olup olmadığı basitçe değerlendirilebilir.

Kaçak Belirtileri Nelerdir?

Hastaların kendi kendine farkedebilecekleri tek belirti genellikle yoğun karın ağrısıdır. Ağrı giderek şiddetlenir ve genellikle hafifleme eğilimi göstermez. Bu sebeple özellikle operasyon sonrası ilk aylarda bu tarz ağrılarda vakit kaybedilmeden hastaneye gidilmelidir.

Kaçak Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kaçak oluşması durumunda yapılacak işlemler yine cerrahidir. Yani ameliyathane koşullarında yeni bir ameliyatla kaçak hattının onarılması gerekir.

Kaçak Neden Oluşur?

İki ana unsur bu konuda öne çıkmaktadır: doktor hatası ve hasta hatası. Doktor hataları bu istenmeyen tabloya yol açabilmektedir. Lakin bu durum aslında kaçak vakaları içinde daha az görülmektedir. Daha çok görülen durum hasta hatalarıdır. Tüp mide ameliyatından sonra hastaları ciddi ve disiplinli bir beslenme düzeni beklemektedir. Bu düzene uymayıp yasaklı aktivitelerde bulunan hastalarda bu durumun yaşanması gayet olasıdır. Örneğin doymuş olmasına rağmen mide kapasitesini zorlayıp daha fazla yemeye çalışan bir hasta ameliyattan 15 gün sonra dikiş hattını zorlayarak kaçak oluşmasına sebep olabilir. Ya da ilk aylarda yasaklı olan bir gıdayı tüketmesi de bu soruna yol açabilir. O yüzden operasyon sonrası beslenme disiplinine sıkı sıkıya uyulması gerekir.

Tüp Mide Sonrası Beslenme Düzeni

Tüp Mide Sonrası BeslenmeOperasyondan sonra kişi kendisini beslenme açısından yeni doğmuş bir bebek gibi düşünebilir. Ameliyattan sonra tıpkı bir bebeğin doğduktan sonra kademeli olarak besin türlerini yavaş yavaş yemeye başlaması gibi kademeli bir beslenme düzeni uygulanmalıdır. İlk hafta sadece berrak sıvılar, sonrasında sırasıyla renkli sıvılar, püreler, yumuşak katılar ve katı gıdalar şeklinde bir beslenme düzeni uygundur. Bu sıralamanın ardından hastanın her türlü besini yiyebilir hale gelmesi yaklaşık olarak 6 hafta ile 2 ay arasında değişir. Bu konuda daha detaylı bilgi için tüp mide sonrası beslenme yazımızı inceleyebilirsiniz.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Yasaklar

Operasyondan sonraki 6 ay içerisinde portakal, limon, greyfurt gibi asitli gıdalar ve bunların suları yasaklı besin listesinin ilk maddesidir. Aynı şekilde kola, gazoz, maden suyu gibi asitli içecekler de 6 ay boyunca tüketilmemeli. Yine en az 6 ay boyunca alkollü içecekler bir diğer yasaklımız. Operasyon sonrası ilk ay için çok sıcak ve çok soğuk besinlerden uzak durulmalı, 3 ay için acılı ve baharatlı gıdalar tüketilmemelidir.

Tüp Mide Sonrası Katı Sıvı Ayrımı

Suyun ÖnemiTüp mide sonrasında ne yasak ne kural olarak tanımlayabileceğimiz bir olgu var ki o da katı sıvı ayrımı. Bunun anlamı katı besinler ile sıvı besinleri ayırmak, bir arada tüketmemek demektir. Bu durumu ameliyat sonrasında olabildiğince uzun süre boyunca yaşam biçimi haline getirmelisiniz. Yemek sırasında içecek tüketmemelisiniz. Hatta yemek yedikten sonra yarım saat ile 45 dakika civarında da sıvı bir besin veya su içmemelisiniz. Aynı şekilde sıvı bir şey tükettikten sonra da yarım saat boyunca katı bir besin tüketmemelisiniz. Bu o kadar sert bir kural olmasa bile ilk bahsedilen katı sonrasında yarım saat sıvı tüketmeme oldukça katı bir kuraldır. Bu duruma ameliyat sonrasında en az 2 yıl boyunca uymanız gerekir. Aksi takdirde dumping sendromu adı verilen istenmeyen bir durum ile karşı karşıya kalabilirsiniz.

Dumping Sendromu Nedir?

Katı besinler ve sıvı besinlerin bir arada tüketilmesi sonucu beisnlerin mideyi olması gerekenden daha hızlı terk etmesi sonucu ortaya çıkan bir tablodur. Dumping sendromunda mide içeriği çok hızlı boşalır, barsaklara geçer. Hızlı bir biçimde barsaklara geçen besin yine aynı hızda kan şekeri dengesini bozarak terleme, çarpıntı, baş dönmesi, gözde kararma gibi rahatsızlık verici bir belirti oluşturur. Yarım saat ile bir saat dolayında sürebilen bu tablo bir müddet uzanıp dinlenmek ile kendiliğinden geçme eğilimindedir.

Tüp Mide Ameliyatının Faydaları

Operasyonun tartışmasız en büyük faydası kişiye belirli bir beslenme disiplinini dayatıyor olmasıdır. Zaten etkilerini ortaya çıkarmasındaki en büyük nedenlerden birisi de budur. Buna bağlı olarak kilo verilmesi sağlanır. Diyabet ve tansiyon hastalarının pek çoğunun diyabet ve tansiyon açısından belirgin bir düzelme yaşamaları da ekstra bir faydadır. Verilere göre bazı hastlarda diyabet ve tansiyonda tam düzelme sağlanırken bazı hastalarda da hastalığın daha ılımlı bir seyir gösterdiği saptanmıştır. Örneğin insülin kullanan bir diyabet hastasının operasyon sonrası insülin dozunun düşmesi oldukça olasıdır.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Mide Büyümesi

Ameliyat sonrasında hastaların en çok korktuğu durumlardan birisi de mide büyümesidir. Aslında mide operasyon sonrasında büyüyemez. Buna rağmen bir süre sonra büyümüş gibi daha fazla besin alabilecek bir kapasiteye erişir. Bunu ise büyüyerek değil, esneyerek sağlar. Bu esneklik kapasitesi sayesinde operasyondan yaklaşık 2 sene sonra operasyon öncesindeki kadar besin alabilme imkanı vardır. Bu yüzden hastaya düşen görev ameliyat sonrasındaki bu kısıtlı süreyi iyi değerlendirerek kendisine sağlıklı bir beslenme düzeni edinmektir. Çünkü eğer bu fırsat iyi değerlendirilmezse ve sağlıklı bir beslenme alışkanlığı edinilmezse hasta zayıflamayı başarsa bile bir süre sonra geri kilo almaya başlaması kaçınılmazdır.

Tüp Mide Sonrası Saç Dökülmesi

Tüp Mide Sonrası Saç DökülmesiBaşa gelince herkeste panik yaratan bir durumdur saç dökülmesi. Operasyonu takiben pek çok kişi de de görülür. Temel sebebi operasyondan sonraki ilk aylarda ortaya çıkan beslenme yetersizliğidir. Kısa süre içerisinde bu açık kapanarak vücut dengeleri yerine oturmaya başlar. En geç ilk yılın sonunda her şey yerine oturmuş olur ve dökülen saçlar yeniden çıkmış olur. Bu dönemde dökülen saçlar aslında kalıcı değildir. Yani bu dönemin ardından hepsi geri gelmektedir. Netice olarak endişelenmek yerine sabırla bu dönemin geçmesini beklemek gereklidir.

Tüp Mide Sonrası Alkol Kullanımı

İlk 6 ay içerisinde alkollü içecekler tüp mide ameliyatı olanlar için yasaktır. Altı ay ile iki yıl arasındaki süreçte alkolden olabildiğince uzak durmak hastanın yararınadır. İki yıldan sonra ise alkollü içecekler tüketilebilir. Lakin bu serbest olan dönemde de yine kontrollü tüketim önerilir. Çünkü alkollü içecekler yüksek miktarda enerji içerdiği için kilo alma sebepleri arasında çok önemli bir yere sahiptir.

Tüp Mide Sonrası Sarkma

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası SarkmaAmeliyat sonrası can sıkıcı olan durumlardan bir diğeri de sarkma problemidir. Aslında bu sorunun ameliyatla herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu sorunu belirli bir miktarın üzerinde fazla kilosu olup da bunları veren herkes yaşar. Tüp mide ameliyatı ile zayıflayan kişiler de bu eşiği aştığı için çoğunlukla sarkma probelmi ile karşı karşıya kalır. Bu yüzden ameliyata bağlı sanılsa da aslında ameliyat ile aralarında herhangi bir ilgi yoktur. Buna ek olarak sarkma durumu kilo verirken değil kilo alırken ortaya çıkar. Yani insan kilo verirken sarkmaz, sadece sarkan bölgeleri belirginleşir. Bu yüzden kilo verirken sarkmayı önlemenin pek de etkin bir yolu yoktur. Sadece yoğun spor ile kasları güçlendirmek bu konuda bir miktar destek olabilir. Spor ile güçlendirilen kaslar deriyi gerginleştirerek sarkmaları bir miktar azaltabilir.

Tüp Mide Sonrası Cinsellik

İnsanların açık açık sormaya çoğunlukla çekindiği bir konudur cinsellik. Aktif cinsel hayatı olan bireyler için bir başka merak konusu da cinsel hayata dönüş süresidir. Genellikle bir engel yoksa ameliyattan bir ay sonra cinsellik yönünden herhangi bir sakınca yoktur.

Tüp Mide Ameliyatı ve Oruç

Ameliyattan sonra iki yıl boyunca oruç tutulması tavsiye edilmez. İki yılın ardından oruç tutmak için herhangi bilinen bir engel yoktur ancak hasta iftar vaktinde dumping sendromu açısından oldukça dikkatli olmalıdır.

Tüp Mide Ameliyatı ve Gebelik

Tüp Mide ve GebelikTüp mide ameliyatından sonra iki yıl boyunca gebelik önerilmez. Zira bu dönem boyunca kişinin beslenmesi kısıtlı olabileceği için gebelik olumsuz etkiler doğurabilir.

Tüp Mide Ameliyatı ve Emzirme

Bu durum iki açıdan incelenmelidir. Öncelikle ilk durum olan emzirirken tüp mide ameliyatı olmayı ele alalım. Bu durumda annenin beslenmesi oldukça kısıtlanacağı için bebeğini beslemesi oldukça güç olacaktır. Bu sebeple bu dönem tüp mide ameliyatı olmak uygun değildir. Öte yandan aynı sebepten ötürü tüp mide ameliyatı olan birisinin ilk iki yıl içerisinde gebe kalması da önerilmez. Bu durumda hem annenin vücudunda ciddi eksiklikler oluşması hem de bebekte beslenme yetersizliği görülmesi neredeyse kaçınılmazdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir